HAFTALIK SAVUNMA SANAYİ VE POLİTİKA RAPORU ( 05 NİSAN - 11 NİSAN )

Haftalık Savunma Raporu ile yeniden merhaba...

Bu hafta Ukrayna, Libya, İran'ın Nükleer Anlaşması ve İsrail sabotajları, Rusya'nın Kuzey açılımı  ve üstüne Ramazan telaşı ve de Korona çilesi derken çok yoğun ama telaşlı bir gündem yaşadık.  

Hepimizin gözü önünde bu kadar hızlı değişen ve başkalaşan bir Dünya'da yaşamaya dair de hala şaşkınlık yaşayanları da gördük, hala eskiye ? dönelim diye yırtınanları da, her gün dış gündemde olanları es geçip iç politika da uyduruk hallere takılanları ve muhtıra darbecilerini saymıyoruz bile artık.. 

Yine de gözümüzü karartanları bir bir geçip dünyaya baktığımızda Karadeniz'in kuzey kıyısında donmuş gibi gözüken savaşın baharla birlikte gümbür, gümbür geldiğine de vakıf olduk. Son dönemde Biden yönetiminin kasıtlı sıkıştırmaları ile yeniden parlayan Ukrayna-Rusya çekişmesinin mantıklı bir yolla yani elle tutulur bir anlaşma ile bitmesi için uğraşan tek tarafında Türkiye olduğu muhakkak. Çünkü ne her şeyi almış bir Rusya, ne yarısı yenmiş, yanmış yıkılmış bir Ukrayna, ne kimse için mana ifade etmeyen NATO varlığı Karadeniz'de Türkiye'nin istediği şey Karadeniz için planımız barış ve ticaret denizi olmasıdır. 

Libya'nın bizden yana ve yasal olan kısmında ise işler yolunda gidiyor. Değişen yönetimle birlikte bir ara sevinçle Türkiye'nin işi Libya'da bitti diyenler aksini yaşayınca üstelik yenisi eskisinden daha ateşli Türkiye taraftarı çıkınca moral bozukluğuna uğradı. Libya'da da sonuç itibariyle artık saha Türkiye ve Rusya'ya kaldı. Yeni bir Suriye olmasını istemesek bile Rusya burada belli haklar belki bir askeri üs edinmek kaydıyla daha ılıman davranabilir. Gelişmeleri göreceğiz. 

İran ise Nükleer anlaşma İsrail'in kasıtlı sabotajları ve içerdeki yaklaşan seçim ve de içi mücadele içinde sıkışmış halde. Anlaşma için zaman da bu üçgenin arasında daralıyor. İsrail'in daha büyük bir halt yemesi şu an için siyasi sorunlar nedeniyle ufukta gözükmese de... Netanyahu gibi sorunlu ve menfaatperest bir tip için bu pekte engel değil ! 

Bu arada Rusya'nın Kuzey Denizi'nde yaptığı yeni üsler İngiltere, ABD, Norveç ve Kanada başta olmak üzere herkesi derin endişelere sürüklüyor. Herkes derken aslında tüm dünya için bu durum pek hoş durmuyor. 

Bu olan bitenler bir yana dünya çapında olan bitenlere de kısaca bakmak gerekirse durumlar şöyle... 

Avrupa'da AB'de ki güç çekişmesinin nihayetinde devletler arasından bürokratlar düzeyine kadar indiğine nihayetinde de bizim üzerimize kadar sıçrayan protokol krizi ile şahit olduk. AB'nin zaten işlemeyen sistemi içinde bir de güç krizlerini görmek olmak oldukça komik bir durum tabi ki... İtalya'nın da Draghi Başbakanlığında bu krizi Cumhurbaşkanımıza hakaret ederek üzerine alması da daha büyük bir rezillik ! 17 milyar Euro ticaret hacmi olan iki ülkeden bu süreçte kimin zararlı çıkacağı ise parasızlıktan kıvranan İtalya gerçeğinden dolayı ortada ! Avrupa genelinde uzunca bir süredir devam eden, ekonomik, siyasi, askeri krizlerin derinleştiği bir dönemde bir taraf Türkiye'ye muhtaç olduğunu fak edip bize yanaşma yolları ararken, bir başka kanat ise alenen bunu sabote ediyor. Bakalım göreceğiz ! Ama bu durum haricinde de genel olarak Korona olmasa bile Avrupa'nın birlikte bir şeyler başarma şans penceresi daralıyor. 

İngiltere'de ise Prens Philip ölümü ile simgesel olarak Kraliçe Elzabeth sonrası dönem için konuşma imkanı ve gerekliliği başlamış gibi... Ölünün arkasından konuşulmaz :) Ama son derece yaşlı olan Kraliçe'nin sonrasında yıpranmış Charles'mı yoksa oğlu mu tahta geçecek ? Yoksa monarşi hızla tarihe mi karışacak anlayacağız. 

Rusya, ile alakalı oldukça şey söyledim. Ama kısaca üstünden geçmek gerekirse siyaseten Rusya için Ukrayna ve Kuzey Denizi en önemli bölgeler askeri olarak da öyle gözüküyor. Yalnız, Rusya mali durumu, düşük ve yaşlı nüfusu, sınırlı üretim kapasitesi ile ne zaman nefessiz kalacağı ya da kimin eline düşeceği gibi bir sorunda ortada duruyor. 

Afrika'da kara kıtanın Korona aşısına ulaşamama sorunu ciddi bir ahlaksızlık örneği olarak büyüyor. Kara Kıta şimdiye kadar Dünya çapında yapılan aşıların sadece %2'si karşılık geliyor. Öte yandan kıtanın bunca kötülüğe karşı geleceği de parlıyor. Yine de Türkiye'nin büyük bir yatırım gücü olmak haricinde, insanı ve hayırsever bir güç olması da bölgede bizi güçlü kılıyor. Bu durumun tam aksine de Çin'in ticari oyunları ve borçlandırma politikası da olumsuz bir tat bırakmaya başladı. 

Güney Amerika'da ise mevcut durum içe kapanmayı işaret ediyor. Latin Kıtası korona, ekonomik yetersizlik ve klasik sorunları, siyasi istikrarsızlık, örgütlü suç ve uyuşturucu ticareti altında eziliyor. Venezüella ülke dışında dondurulmuş olan parasını korona aşısı almak için talep ederken. Brezilya'da Korona nedenli ölüm oranları zirvede, Meksika kartel savaşını kayıp etmek üzere öte yanda da Orta Amerika sağcı ve pek hoş olmayan yönetimlerin etkisi altına giriyor. 

Kuzey Amerika'da Kanada Salamı günleri başladı. Kanada'nın Türkiye tam bir silah ambargosu getirmesine zannediyorum. Herkes biraz güldü. ABD'de Bıden yönetimi klasik 100 günü tamam etmek üzere iken Trump'tan daha istikrarlı gözükseler de iyisini yaptıkları şüpheli... Bunun yanıs sıra Savunma bütçesi 725 milyar doları bulsa da hem kötü yönetiliyor hem de yetmiyor. Üstelik ülke bunca askeri faaliyete rağmen içerde sosyo-ekonomik olarak pekte iyi bir sınav vermiyor. 

Asya'da Çin ve Filipinler arasında ipler mercan adalarının işgali nedeniyle gergin olsa da, Filipinler Çin karşısında çaresiz ! Üstelik bu çaresizlik sadece onlara özgü değil, Tayvan ve Japonya'da aynı durumda... Güney Kore yeni avcı uçağı ve başarılı askeri programları ve kuvvetli ekonomisi ile Çin'e karşı en dayanıklı olan ülke olsa da yumuşak karnı Kuzey Kore ve ülkedeki sosyal sorunlar onları sarsabilecek kuvvette... Bu arada Güney Doğu Asya boyunca silahlanma yarışı da hızla devam ediyor. Endonezya, Filipinler, Vietnam bu süreçte başta. Hindistan ve Çin arasında sakinlik hakim ama çok riskli bir ortamda ikisi de bir çatışma istemiyor o gerçek. Hindu tarafı ABD'nin politikalarına esir olmak istemiyor. Çin'de yeni bir güç bölünmesi. 

Dünya bu şekilde devam ederken de savunma sanayinde olanlar ise kısaca aşağıdaki gibiydi. 
  • Ukrayna merkezli Arey Engineering Group, T-64 ana muharebe tankı şasisi baz alınarak geliştirilecek Vavilon/ Babylon adlı yeni zırhlı muharebe aracı konseptini tanıttı.Firma Vavilon’u dijital kontrol sistemi ve STANAG 6’dan düşük olmayacak ek korumaya sahip modern bir araç olarak tanımlıyor. 11 askerin kullanımına uygun olduğu belirtilen ZMA’da askeri araçlar için NATO’nun temel gereksinimlerini uygulanacak.
  • Sırbistan’ın geçtiğimiz yıl Rusya’dan tedarik ettiği Pantsir-S1 hava savunma sistemi, Belgrad’ta bulunan Ostružnica Köprüsü yakınlarında kaza yaptı. Sırp medyasına göre kazaya karışan Pantsir-S1 sistemi 3 adet füze taşıyordu fakat füzelerden birinin düşmesi sonucunda Kamaz tipi kamyon şasili sistem yan yattı. Olayın ardından trafik çift yönlü ve geçici olarak durduruldu. Sırp ordusunun kullandığı Pantsir’lerdeki kamyon tipinin bazı modifikasyonlar içerdiği biliniyor. Pantsir sisteminin Kamaz tipi şasisiyle kazaya karışma oranı oldukça yüksek.
  • Rusya Silahlı Kuvvetleri, Ukrayna ile artan gerilim üzerine Hazar Filosu’nun amfibi bot ve çıkarma gemilerinin Karadeniz Filosu’na transferine karar verdi. Rusya Federasyonu, Güney Askeri Bölgesi’ne (SVO) bağlı Hazar filosuna ait topçuları, amfibi botları ve gemileri, Makhachkala Üssü’nden Karadeniz’e transfer edecek. Transferin sebebinin, kış eğitim dönemi için yapılacak olan denetim olduğu belirtildi. 
  • ABD Hava Kuvvetleri’nin hipersonik füzesi olan AGM-183A Havadan Fırlatılan Hızlı Tepki Silahı (ARRW), 5 Nisan’da yapılan ilk booster testi esnasında başarısız oldu.Kaliforniya açıklarındaki Point Mugu Sea Test Shası üzerinde yapılan testler sırasında bir B-52 Stratofortress bombardıman uçağı, AGM-183A ARRW hipersonik mühimmatını ateşlemeye çalıştı. Ancak ABD Hava Kuvvetleri’nden yapılan açıklamada, test füzesinin fırlatma işlemini tamamlayamadığı ve bombardıman uçağının test füzesi ile birlikte Kaliforniya’daki Edwards Hava Kuvvetleri Üssü’ne geri döndüğü belirtildi.
  • Rus Tupolev tarafından geliştirilen yeni nesil stealth bombardıman uçağı PAK DA’nın tasarımına onay geldi. Rus medya kuruluşu RIA Novosti’ye yaptığı açıklamaya göre; Rus askeri havacılık ve savunma şirketi Tupolev tarafından geliştirilen PAK DA’nın tasarımına, Rusya Federasyonu Savunma Bakanlığı’ndan onay geldi.

  • Boeing tarafından geliştirilen F-15 ailesinin en yeni üyesi olan F-15EX savaş uçağının yeni adı “Eagle II” oldu. Florida’da bulunan Eglin Hava Üssü’nde düzenlenen hangardan çıkış ve isimlendirme töreninde konuşan Korgeneral Duke Richardson, F-15EX’in lakabının “Eagle II” şeklinde olacağını açıkladı.
  • ABD Başkanı Joe Biden, 2022 mali yılı için Kongreye sunduğu bütçe talebinde ulusal güvenlik fonlaması için 753 milyar $ bütçe istedi, bu bütçenin 715 milyar dolarlık kısmi ise Savunma Bakanlığına (Pentagon) ayrıldı. 2021 mali yılı bütçesine kıyasla her ne kadar yüzde 1.6’lık bir artış söz konusu olsa da enflasyona göre düzeltme yapıldığında bütçede yüzde 0.4 miktarında bir düşüş göze çarpıyor. Trump yönetimi, 2022 mali yılı için Savunma Bakanlığına 722 milyar $’lık bütçe ayırmayı planlıyordu. 
  • Güney Kore, en iyi askeri ihracat ürünü olmasını umduğu 5.2 milyar dolarlık bir program sonucunda geliştirilen süpersonik avcı uçağı KF-X’i tanıttı. Güney Kore tarafından gerçekleştirilen ve ‘Roll-Out’ diye tabir edilen hanlardan çıkış töreni sırasında, uçağın isminin KF-21 olduğu belirtildi. KF-21’in faaliyete geçtikten sonra havadan havaya ve havadan karaya bir dizi mühimmat ve seyir füzeleriyle donatılması bekleniyor. Çift motorlu bir avcı uçağı olan KF-21, tanımlanan görevlere bağlı olarak tek ve iki koltuklu versiyonlarda üretilecek. 
  • Rusya merkezli Kazan Helicopters firması, Türkmenistan’a ilk hafif genel maksat helikopteri Ansat ile ağır yük ve genel maksat helikopteri Mi-17-1V’yi teslim etti. Mart 2020’de imzalanan anlaşma kapsamında teslim edilen Mi-17-1V’nin uçuş menzili Türkmenistan için artırıldı.Platform ek olarak 4 tonluk harici süspansiyon ile donatıldı. Kazan Helicopters Havacılık Eğitim Merkezinde Türkmenistan’dan gelen 30 personele teknik eğitim verildi. 
  • Kore Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri Facebook hesabından geçen yıl Haziran ayında, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) yetkililerinin, Cheongung KM-SAM Block-II füze önleme ve satıhtan satha füze tedariki kapsamında bir ziyaret gerçekleştirecekleri bilgisi paylaşılmıştı. Konuya ilişkin yaklaşık bir yıllık sessizliğinin ardından Kore üretimi Çok Namlulu Roketatar Sistemi (Multiple Launch Rocket System/ MLRS) K239 K-MLRS ile saha testleri yapan BAE ve Koreli askerlerin fotoğrafları paylaşıldı.Hanwha Defense firmasının tasarladığı ve ürettiği sistem, iki rampa taşıma bölmesine sahip.
  • ABD Silahlı Kuvvetleri için yürütülen Yeni Uzun Menzilli Taarruz Uçağı (Future Long Range Assault Aircraft/ FLRAA) programı kapsamında, Sikorsky ve Boeing ortaklığında geliştirilen koaksiyel rotorlu Defiant X konseptine ait yeni bir video paylaşıldı. 2030’larda hizmete girmesi beklenen helikopter, mevcut UH-60 Black Hawk filolarının yerini alacak. Black Hawk’lara kıyasla Defiant X’in menzilinin ve süratinin daha fazla olduğu belirtiliyor.
  • Rusya’nın kamu tedarik gelişmelerini paylaştığı internet sitesinde yer alan bilgiye göre, gelecek hafta Türk firması Kuzey Star Tersanesi ile yüzer liman inşasına yönelik büyük çapta bir anlaşma imzalanacak. Yaklaşık 65 milyon dolar değerinde olacağı söylenen sözleşme kapsamında Kuzey Star, Rusya’nın nükleer buzkıranları için yüzer liman inşa edecek. 

Yorumlar