Bilseniz dediğime bakmayın. Aslında hepiniz en az benim kadar bu dengenin teknolojik gelişim ve beraberinde getirdikleriyle beraber ne kadar gerçek olduğunun 21. Yüzyıl insanı olarak farkındasınız.
Ama ! Gelişme ve Dehşet kelimelerine '' SAVAŞ '' kavramının tarihsel süreci içinde bakarsak karşımıza ne çıkar ayrı bir ilgi belkide ihtisas konusu olabilir.
Savaş Meydanında Yeni Çağa Doğru Başlangıç yazımda insanlığın askeri teknolojiye ve savaşa olan ilgisine birlikte giriş yapmıştık. Şimdi sizlerle o noktadan birlikte hareket edelim.
Yüzyılılar boyunca katman, katman ve yavaşça gelişen teknoloji ve askeri birikim 18. Yüzyılın sonuna doğru bariz bir patlama noktası geldi. Aslında bu o gün için bilinen bir gerçek olsa da net bir şekilde görüyoruz ki keşifler çağı, sermayenin birikimi, üretim ihtiyacı ve keşiflerin getirdiği hakim olma yani sömürgecilik ve malları üretim yerlerine sevk etme güdüsüyle birleşince bu patlama kaçınılmaz oldu.
Patlama sonrasında ne mi oldu ? Bilinen bir tarihsel olay gerçekleşti ! Sanayi Devrimi... önce sömürgeci bir dev olan İngiltere'de başlayan bu gelişim bütün Sömürgeci Avrupa'yı ve beraberinde de bütün Dünyayı sardı.
18. Yüzyılın sonunda başlayan 19. Yüzyıl boyunca devam eden hatta bazı ülkeleri 20. Yüzyılın ilk çeyreğinde bile etkileyen temel reel güç olan bu olay... Fosil yakıtların kullanımı ( Kömür, Petrol ve Doğalgaz ) hemen ardından motor teknolojisini yani, buhar motorları,sonrasında içten yanmalı motorların geliştirilmesinin yolunu açtı. Demiryolu Taşımacılığın gelişmesi, Deniz Taşımacılığın hızlanması gibi lojistik devrimlerle de kendini zirveye taşındı.İşin esasen gelişen ilk şey Sanayi Devrimiyle beraber askeri teknoloji de hızla ve ölümcül seviyede değişimdi. Bu sayede Napolyon dönemi savaşlarının temel sorunları hızla çözülmeye başladı.
Önce askeri birlikler Demiryolu ve Buharlı motorlarla donatılmış gemilerle daha hızlı savaş alanına taşınır oldu.
Bu orduların en büyük problemleri olan kuvvet aktarımı ve lojistik devamlılık sorunlarına yeni çözümler sağladı. Bununla beraber silahlar namludan yavaş doldurulan ve ancak kitlesel atışlarla etkili olan aletler olmaktan çıkmaya başladı.
Artık Piyadenin elinde daha seri ateş edebilen kartuşla ve elle doldurulan kapsüllü veya kovanlı tüfekler vardı. Üstelik barutları artık ıslanmıyor ve da daha çok cephane taşıyorlardı. Süngüleri de ikincil silah olarak yanlarında ve hala en yakın dostları idi.
Tabancalar da devrim yaşamış artık kovanlı seri halde ateş edebilen, etkili menzili artmış ve hafif haldeydiler 4, 5, 6 mermi taşıyan ilk modelleri toplu tabanca tipinde olan bu silahlar kılıçları ile savaş alanına mahkum olmuş subaylara iyi birer yoldaş oldular. Subaylar artık yalın kılıç değil ( En azından Piyade Subayları ) tabancalar ile giriyorlardı.
Topçular o ağır ve hantal hallerinde iyice sıyrılmaya başlamışlardı. Silahlar artık kuyruktan doluyor, daha seri ateş edebiliyor, mermi ile barut ( Büyük kalibre olanlar hariç ) ayrı ayrı taşınmıyor ya da daha iyi şartlarda muhafaza ediliyorlardı. Üstelik menzil ve isabette artmıştı.
Anlayacağınız karada savaş menzil, mesafe, atış hızı, tahrip gücü ve lojistik kabiliyet olarak devrim yaşamıştı. Öte yanda denizde 19. Yüzyılı ve 20. Yüzyılın ilk çeyreğini domine edecek gelişmeler oluyordu.
Savaş gemileri Buhar motorları ile donatıldı. Öncelikle yandan çarklı inşa edilen buharlı gemiler sonrasında şaft ile kıçtan tahrik edilir hale geldiler ve hızla yelkenlerden kurtuldular.Bu süreç devam ederken. Top teknolojisin de meydana gelişmeyle kuyruktan dolan, daha büyük ve daha etkili toplarla donatıldılar. Hemen ardından aynı toplara karşı koyabilmek için zırhlanmaya başladılar. 20. Yüzyılın başında ise bütün harp gemileri zırhlı bir kale halindeydi.
İnsanlık, Sömürgecilik, Sanayi Devrimi, Teknolojik Gelişim ve Askeri Gücün dehşeti altında ezilmeye yeni başlıyordu üstelik !
Savaş Meydanına geçmişten gelerek birlikte baktığımız yazı dizime Dehşeti ve Savaş Teknolojisini daha da ayrıntılı anlatarak devam edeceğim...
Güzel ve bilmenin gücüne vakıf olarak yaşayın. Çok yakında yeniden buradayım.
Osman Hamurculu



Yorumlar
Yorum Gönder