TÜRK - YUNAN SORUNU, SAVAŞ VE OLASILIKLAR - 2

Günler geçer, her şey eskir ve zamana yenik düşer ama tarih, coğrafya, siyaset ve hikayelerin milletler arasına koyduğu mücadeleler asla gündemden düşmez ve tozlanmaz ! 

İlk yazımız '' TÜRK - YUNAN SORUNU, SAVAŞ VE OLASILIKLAR '' başlığı altında bu çekişmenin tarihsel köklerine ve temel sorunlara bakmıştık. Bu yazımız da ise '' SAVAŞ '' ve '' ASKERİ GÜÇ  '' kavramları açısından konuyu ele alacağız ve olası bir savaşın stratejik hazırlığı, karşılıklı güç çatışması ve olası sonuçlarına stratejik açıdan bakacağız. 

Malumunuz Yunanistan, Türkiye'nin batı komşusu ve bizi ayıran ve birleştiren coğrafya başta Adalar Denizi ( Ege ) ve Trakya, haliyle başlıca çatışma alanlarımız da buralar. Tabi ki bu alanlara Kıbrıs'ta geleneksel olarak dahil oluyor. Bütün alanlarda karşılıklı olarak yürüttüğümüz ama Yunanistan'ın kışkırtıcı rol oynadığı siyasetin daima askeri bir karşılığı ve süreci de oldu.  Çünkü daima coğrafya askeri faaliyetleri, askeri faaliyetler de siyaseti destekledi. 

Türk - Yunan askeri mücadelesinde öncelik sırasına göre üç katman vardır. Bunlar sırasıyla Deniz ( Ege ve Doğu Akdeniz. ), Hava ( Ege Denizi ve Trakya. ), Kara ( Trakya, Kıbrıs ve Türk ana karasına yakın adalar. ) olmuştur.  Bu üç katman da ve mücadele alanlarında her iki ülkede yakın tarih boyunca üstün veya en azından eşit olmak için yoğun çaba gösterse de Türkiye özellikle son 20 yılda Savunma Sanayi atağı ve siyasi irade ile bariz bir üstünlük ihdas etmiş. Buna nazaran Yunanistan'da hem ekonomik zorlukları, hem de askeri yetersizliği ile geride kalmış ve sonuçta Yunanistan devletini, Türkiye karşısında pratik bir silaha dönüştüren bir süreç başlamıştır ! 

Peki bu süreç maddeler halinde nedir ?  Bu süreci yürüten ABD ve Fransa başta olmak üzere güç odakları ne amaçlamakta Yunanistan'ı kısmen karşılıksız, çoğu zaman da orantısız ve idare edemeyeceği kadar silahlandırarak ne yapmayı istiyorlar ? Türkiye bu sürece karşı ne yapabilir, elinde imkanlar ne ve savaş durumda şartlar ne olur ? Yani kim kazanır ! 

Yunan Silahlanma Süreci Amaçları 

  • Türkiye'ye karşı olabildiğince sorun çıkaracak işleyen bir askeri güç kurmak. 
  • Hava kuvvetleri bazında Yunanistan'ı sayıca olmasa bile teknik ve ateş gücü olarak üstün kılmak. 
  • Deniz kuvvetlerini Türk Deniz Kuvvetlerini faaliyetlerin optimum derecede engelleyecek, mümkünse imha edebilecek konuma taşımak.  Küçük Amfibi operasyonlarla Türk kıyılarına baskınlar vermek suretiyle dikkat dağınıklığı ve kuvvet israfına yol açmak. 
  • Batı Trakya'da Türk Kara Kuvvetleri'nin olası zırhlı taarruzunu engellemek veya ani bir karşı atakla Doğu Trakya'yı işgal etmek ve Kıbrıs'ta ki Türk kolordusunu imha etmek ya da bu bölgede ekstra baskı uygulayarak dikkat dağıtmak.
  • Sonuçta Türkiye'yi askeri olarak ya kısmen, ya da bütünüyle etkisizleştirerek. Hem kendi çıkarları, hem de destekçilerinin çıkarları yönünde sonuçlara almak veya buna uygun askeri ortam oluşturmak. 
ABD, FRANSA ve Benzeri Güç Odaklarının Amaçları
  • Türkiye'yi siyasi ve askeri alanda sakatlamak ve ekonomik olarak idare edemeyeceği bir askeri faaliyete sokmak.
  • Ege, Doğu Akdeniz ve Karadeniz'de ki enerji alanlarına, enerji ulaşımlarına kısmen veya tamamen hakim olmak ve bu alanları devretme ve yönetme de uysal bir Türk Hükümetini iş başına getirmek. 
  • Suriye ve Irak'ta ki Türk askeri etkinliklerini ortadan kaldırmak ve bu alanlarda Türk etkisine son vermek.
  • Kuzey Afrika, Afrika, Balkanlar, Güney Kafkasya gibi önemli coğrafyalarda Türkiye etkisini kaldırmak.
  • Bütün bu saydığımız maddelerin kısmen veya tamamen gerçekleşmesi ya da ortamın oluşması için Yunanistan'ı kullanmak ve bu amaçları doğrultusunda bu ülkeyi silahlandırmak ise ana amaçtır. 
Türkiye'nin Sürece Tepkileri Amaçları ve Stratejisi
  • Türkiye Ege'de Lozan Antlaşması ve Paris Antlaşması hükümlerinden doğan haklarını savunmakta ısrarcı ve haklıdır. Bu haklar uluslar arası bir kabul görse de siyaset yıpratılmaktır. Bunlar antlaşmalar da belirtilen adaların gayri asker statüsünün devamı ve ihlal yapılan adalar da tekrar eski statüye dönülmesi, karasuları ve hava sahası üzerinde devam eden haksız iddiaların ve ihlallerin son bulması şeklindedir. Ayrıca Batı Trakya'da ki Türk azınlığa yönelik hak ihlallerine son verilmesi de şiddetle talep edilen bir durumdur. 
  • Kıbrıs'ta yıllardır süre gelen bekleme ve yıpratma durumuna tepki olarak artık Türkiye tarafından iki devletli çözüme gidilmiş. Kapalı Maraş için iskan çalışmaları başlanmış ve aksi seçenekler de kabul görmemektedir. 
  • Doğu Akdeniz'de Libya ve İsrail ile deniz yetki alanı antlaşmaları ihdas edilmiş KKTC ile kader birliği yapılmış. Mısır, Yunanistan ve İsrail öncülüğün de BAE, ABD ve Fransa destekli Türkiye'yi saf dışı bırakma çalışmaları siyasi, askeri, diplomatik ve stratejik hamleler ve etkili bir Sondaj filosu ile etkisizleştirilmiştir. Bölge artık Türk Tezine  göre paylaşılma yolundadır.
  • Yunanistan olumsuz Askeri, Siyasi v.b propagandist ve tahrik edici çabaları sürekli olarak afişe edilmekte, ABD ve Fransa gibi destekçi ülkeler de bu süreçten payını almaktadır. Ege ve Akdeniz'de ki yoğun İha, Deniz gücü v.b askeri faaliyetlerine bu ülkeler cevap vermekte zorlanmaktadır. Bu baskının sonuçları da alınmaya başlanmıştır. 
Stratejik oyunlar ve çatışma alanları böyle iken sayılarla, teknolojik açıdan ve askeri kabiliyetleri ile Türk - Yunan Çatışmasına ve kim kazanır ya da ne kadar kazanır sorusuna bir sonraki yazımız da birlikte bakacağız. 

Sevgiler. 

Yorumlar